Haber

Özgür Özel: Erdoğan direnişin yanında olmadı, darbeyi yönetti

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, Halk TV’de İsmail Küçükkaya’nın programına konuk olarak gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Özel, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş ile yaptığı görüşmeye ilişkin, “Anayasa Mahkemesi ile ilgili tartışmaları konuştuk, içtüzükle ilgili konuları konuştuk, nasıl iş birliği yapabileceğimizi konuştuk” dedi. TBMM’nin yapması gereken bazı çalışmalar var.”

Hrant Dink’in katili Ogün Samast’ın serbest bırakılmasına işaret eden Özel, “Adalet ve Kalkınma Partisi’ni ve Anayasa Mahkemesi’ni zayıflatacak ve bu yargı krizini Erdoğan’ın istediği şekilde çözecek hiçbir işin içinde olmayacağım” dedi ve şunları ekledi: “Ama mesela infaz düzenlemesiyle, “Katillerin bu kadar kolay çıkmasını engelleyecek şeylere de olumlu katkı sağlamış olacağız” dedi.

Özel konuşmasından öne çıkanlar şöyle:

ZOR BİR İŞİN İÇİNDE OLDUĞUMU BİLİYORUM: Bu işe başladığımda zor bir işe başladığımı biliyordum. Yerel seçimlerde de felaket yaşanabileceğini, muhalefetin dağılabileceğini, Türkiye’de tek adam rejiminin daha da zorlaşabileceğini söylüyorduk. Düşündüğümüz gibi oldu. Değişim umuda dönüştü. Kongre gerçekten olumlu bir atmosferde geçti.

BİZE YÖNELİK ANAYASA HAREKETİ: Muhalefet toplandıktan sonra iki hamle yaptı: Büyük bir anayasa tartışması hamlesi. ‘Anayasa kararlarına bile uymuyoruz, Türkiye’de patron biziz. Tayyip Erdoğan ne derse o olur. “Onun atadığı hakimler ne derse o olur” dediler. Bu bize karşı bir atılımdır. Cumhurbaşkanı birkaç gün sustu, sonra Yargıtay’ın tavrını benimsediğini, Anayasa Mahkemesi’ni görmezden geldiğini gördük. Anayasa Mahkemesi ile ilgili konu Cumhurbaşkanının gözünde değil, o sayfayı yırtıp attı. O sayfayı yırtarsanız yarın Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni ilgilendiren 80. maddeyi yırtmayacağınızın garantisi yok. Bu bir darbe girişimidir.

ERDOĞAN DİRENİŞİN YANINDA OLMADI AMA DARBEYE YÖN VERMİŞTİ: Darbelerin tamamı doğası gereği hükümete karşıdır. Herkes dönüp muhalefetin ne söylediğine bakıyor. O gece Meclis’i açalım dedim. Ben millete sandıkta yeni bir misyon yüklenene kadar darbeye karşı hükümetin arkasında ana muhalefet partisi olduğumuzu söyledim. O gece Yargıtay kararının ardından bu darbeye direnelim dedim. Numan Bey önce ‘tamam’ dedi ama sonra AKP’de bir şeyler olduğunu anladı, toplamadılar. Çünkü birlikte olursak bunun bir anlamı olur. Sonra Tayyip Erdoğan direnişten yana olmadı, darbeyi devraldı. ‘Anayasa Mahkemesi adil değil’ dedi ve Yargıtay’a destek verdi. Anayasanın o sayfasını yırtıp çöpe attı. Artık direnmek zorundayız, sıra bize gelecek.

KURULUŞU DESTEKLİYORUM: Sembolik bir şey yapıyoruz ama Meclis’i destekliyorum. Hareketlilik konusunda ikinci bir karar vermemiz ne kadar sürer? Ta ki bu hareket hem Türk hem de dünya kamuoyunca bilinene kadar. Darbeye maruz kalan ülkeler uluslararası dayanışma arıyor. Bu darbe girişimini uluslararası olarak değerlendirmek Türkiye’ye yönelik bir şikâyet değildir. Tayyip Erdoğan’ın Türkiye’nin anayasal düzenini askıya alma çabasını Meclis’te görünür kılıyoruz.

DERİN YAPI ‘KATİLİMİZİ KORUYACAĞIZ’ DİYOR: Derinlerde başka bir yapı daha var ve ‘bir gün katilimizin icabına bakacağız’ diyorlar. Kimse korkmasın, ‘hepimiz Hrant’ız’ derken boşuna söylemiyordu. Öldürmekle işimiz bitmedi. Artık o derin yapının enselerinin arkasında olduğumuzu bilmesi gerekiyor. Bundan sonra onlar bizimle değil, biz onlarla ilgileneceğiz. Bu haldeyken güvercin katillerine, o katillerin sırtını sıvazlayıp günü geldiğinde serbest bırakanlara mühlet verirsem namussuzluk etmiş olurum.

KİMSEYE VERDİĞİM BELEDİYE SÖZÜM YOKTUR: İlk MYK’da adaylarımızı belirledik. Pazartesi günü bize bir taslak getirecekler. Tartışacağız, karar vereceğiz ve duyuracağız. Vatandaşın gönlünde olan liderleri kamuoyu araştırmalarıyla yeniden aday göstereceğiz. Kongredeki tavır bizim için kriter değil. Kongrede karşımda olursa ve başarılı olursa listede yer alır. Kongrede başarılı olmazsa izin isteyeceğiz, başka yerde çalışacağız. Seçimden önce kimseye verilen bir belediye başkanlığı vaadi yok. İlk düğmeyi yanlış iliklemişseniz CHP’nin genel başkanı olamazsınız. Ben de sizin gibi belediye başkanının kim olacağını bilmiyorum ama yöntemini biliyorum.

Enkazı devraldık dersem nankörlük yapmış olurum: Kemal Bey’in bu parti için inanılmaz emekleri vardı. Bu partiye iyilik getirdi ve bu partide çok önemli bir değişime yol açtı. Enkaz bize Kemal Bey’den miras kalmadı. Bunu söylersem nankörlük etmiş olurum. Sayın Kemal’in yaptığı doğruları sürdürürsek, Sayın Kemal döneminde birlikte yapamadıklarımızı veya birlikte yaptığımız hataları düzeltirsek, iktidara aday bir partiyi miras olarak alacağız. Sayın Kemal’e saygı duymak boynumuzun borcudur. Özgür Bey çalışkan ve Kemal Bey değil mi? Aramızdaki en çalışkan kişi oydu. Bundan sonra hayatımın geri kalanında ona kişisel olarak saygı duymaya devam edeceğim. Türk siyasetine katkı sağlamaya devam etmesinin son derece değerli olduğunu düşünüyorum. (HABER MERKEZİ)

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

-
Başa dön tuşu